Dantel Modelleri,Güzellik,Bakım,Diyet Ve Daha Fazlası..

Kadınlar İçin Parfüm Ve Parfüm Kullanımının İncelikleri

Kadınlar İçin Parfüm Ve Parfüm Kullanımının İncelikleri

Kadınlar için parfüm kullanmanın püf noktaları       Parfüm kullanımının ilk şartı, cildin tüm kokulardan arınmış yani temiz olmasıdır. Parfümünüzün daha kalıcı olmasını istiyorsanız duş veya banyo sonrasında sürün; gözeneklerin açık olması cildin kokuyu daha iyi emip tutmasını sağlar.

      Banyo sırasında parfümünüzün yan ürünlerini kullanmak da kokuyu katlayacaktır.

      Cilt tipi de parfümün kalıcılığıyla yakından ilgilidir. Yağlı ciltlerde parfümler daha kalıcıdır. Bu durumda cildiniz kuruysa daha fazla parfüm sürmeniz gerekir.

Kadınlar için parfüm kullanmanın püfleri       Cildin asit oranı da parfümün kalıcılığını etkiler:
      - Asitli ciltlerde ağaçsı ve baharatlı kokular daha kalıcıdır.

      - Asit oranı az ciltler (hassas ve kuru) ise çiçeksi kokuları daha iyi tutar.
Kadınlar için parfüm kullanmanın incelikleri       Sıcak günlerde daha hafif parfümler kullanın.
      Parfümün kokusu sıcak ve nemde daha kuvvetlenir. O halde, daha baskın ve egzotik olanları sonbahar ve kışın, hafif olanları ise yaz aylarında kullanın.
Kadınlar için parfüm kullanmanın incelikleri       Sabah, öğle, akşam aynı şekilde mi parfüm sıkmak gerekir?
      Kesinlikle hayır. Parfüm sıktığınız anda etrafınızda yaklaşık 3 metre çapında bir koku çemberi oluşturursunuz. Bu nedenle bulunduğunuz ortamlar ve günün bölümlerini göz önüne alarak parfüm konsantrasyonlarıyla ve koku aileleriyle oynamanız gerekir.

Kadınlar için parfüm kullanmanın incelikleri Gündüz:
      Sabahın erken saatinde otobüste, metroda veya iş yerinde insanları rahatsız etmemek gerekir. Toplu taşıma araçlarında, parfüm kokusu, hoş olmayan sonuçlar doğurabilir; örneğin, migreni tahrik edebilir, mide bulantısı, baş dönmesine neden olabilir.

      Sabah parfüm sürmek konusunda kararsız kalan ama iyi kokmayı da isteyenler için ideal olan, eau de cologne, eau de toilette ya da deodorant, krem gibi bir yan ürünle parfümlenmektir.

      Eğer sabahları parfüm sürmeyince kendini çıplak hisseden gerçek bir parfüm tutkunu iseniz, meyve koku ailesinden bir parfüm tercih edin.

Parfüm alırken nelere dikkat etmeli Öğleden sonra:
      Öğleden sonra kullanılan parfümler her yere ulaşabilen, hayatın tatlılığını yansıtan parfümler olmalı. Çiçek veya meyve ailesine ait iyi yayılan ama ağır olmayan kokular seçin. İki ayrı parfüm kullanıyorsanız öğleden sonra daha vurgulu olanını tercih edin. Aynı parfümü kullanıyorsanız sabah eau de toilette, öğleden sonra eau de parfum kullanın.
Kadınlar için parfüm seçmenin incelikleri Gece:
      Parfüm özünün kullanılacağı tek zamandır: ya şimdi, ya hiçbir zaman! Parfüm özleri saatler boyunca vücutta kalır, adeta ikinci deriniz olur. Koku aileleri içinde gece kullanıma en uygun olanlar, şık kıyafetlerle uyum sağlayan, iştahlı notalar içeren, gizemli, ipekli ve ağır kumaşlarla uyumlu olan şipre ve oryantal koku ailesine ait parfümlerdir.

Rujlar Hakkında Bilinmeyenler

Rujlar Hakkında Bilinmeyenler

Rujlar Hakkinda Bunlari Biliyor Musunuz?


özellikle 2.dünya savaşı yıllarında yüzlerini çok soluk bulan kadınların kendilerini daha iyi hissetmeleri için ön plana çıkmaya başlayan ruj bir daha hiç yerini kaybetmemiştir. Charles Revson ilk kez aynı renkte oje ve ruj kullanarak bu konudaki modanın temellerini oluştumuştur.
Güzel, renkli ve canlı bir görünüm sağlayan rujun yararları bu kadar değil. Özellikle kendisini sonbahar ve kışın hissettiren dudak kurumaları ve çatlamalarına karşı rujla çok iyi bir koruma sağlıyorlar. Yazında rujlar dudakları çatlamaya ve kurumaya karşı korudukları gibi eğer uygun seçilmişlerse zararlı UV (Ultraviyole) ışınlarınıda süzerler. Ultraviyolenin yüksek miktarlarda bulunduğu kar ve dağ ortamlarında da rujun önemi artar. Cildinizi korumada gösterdiğiniz özeni mutlaka bu tür ortamlarda dudaklarınıza da göstermelisiniz. Bu konuda size yardımcı olacak ürünler yine rujunuzdur.
Büyük bir dikkat ile sürülen rujun birkaç saat sonra azaldığı gözlenir ve tazelenir. Peki bu azalan ruj nereye gitmektedir. Özellikle yemekler rujun hızla azaldığı hatta tamamen yok olduğu zamanlardır. Çünkü azalan ruj ağzımızdan sanki bir besin maddesi gibi sindirim kanalına gitmektedir. Peki ruj nelerden yapılmaktadır? uygun bir besin maddesi midir?

Rujlar genelde
Lanolin Oil, Castor Oil, Cetyl Acetate, petrolatum, Octyl hydrosterate, balmumu, Octyl Palmitate, Propylene glycol ricinoleate, Ceresin, Paraffin, Carnauba, Acetylated lanolin alcohol, PVP/Hexadecene copolymer, tocopheryl acetate (Vitamin E acetate), Acrylates copolymer, Rose hips seed oil, Fragrance, Methyl Paraben, Propylparaben, BHA, renk veren pigment maddelerinden (renk verici maddeler: demir oksitler, titanyum dioksit, zirkonyum tuzları, alüminyum tuzları, kalsiyum tuzları vb..) ve koku veren doğal aromalardan yapılırlar. Rujların içinde bulunan petrolatum, lanolin, eosin , pigment maddeleri insan sağlığı açısında tehlikeli olabilecek maddelerin başında yer alır. Büyük bir kısmı petrolden elde edilen metalik yağlardan veya kimyasal maddelerden oluşur.
Lanolin, rujlarda bulunabilen bir maddedir. Doğal olarak kuzu koyun kıllarından elde edilir ve çok sayıda allerjen içerir. Son zamanlarda allerjik özellikleri azaltmak için sentetik lanolin daha çok kullanılmaktadır.
Günümüzde petrol kökenli ağır yağların yerine bitkisel kökenli yağlar almaya başlamıştır. Biraz daha pahalı olsalarda, sağlık açısından ciddi faydalar sağlarlar.
RUjlar içerdikleri maddeler açısından allerjik reaksiyonlara, dudaklarda şişmelere neden olabilirler. Ruj alırken mutlaka test edilmelidir. Seçtiğiniz ruj mutlaka Ultraviyole emici özelliğe sahip olamalı ve SBP (Güneşışınlarını engelleme faktörü) içermelidir. Normal koşullarda SBF 15 dudaklarınızı korur, dağ ve kar gibi ortamlarda SBP 30 daha yüksek güvenlik sağlar. Güneşve ultraviyolenin daha az olduğu ortamlarda ise SBF 8 yeterli olabilir.
Rujunuzda bulunması gereken bir diğer özellikte nemlendirici içermesidir. Dudak çatlaklarına karşı dudaklarınızı korur. Vitamin E ise antioksidan özelliği ile ikincil bir koruma sağlar. bazı çalışmalarda rujların kendilerine gelen ultraviyole ve diğer enerjileri emdiği ve oluşan enerjinin oksijen moleküllerini böldüğü, çok yüksek okside edici singlet oksijen oluşturduğu

Bebek gibi bir yüz için

Bebek gibi bir yüz için

İşte size bebek gibi bir yüze sahip olmanın yolları. Evde kolayca bulabileceğiniz malzemelerle hazırlayabileceğiniz bu karışımları deneyerek farkı görebilirsiniz.

Bebek gibi bir yüz için
Yüz için nemlendirici maske

 
Malzemeler: Yumurta sarısı + süt
Hazırlanışı: Bir kapta yumurta sarısı ve bir kaşık sütü karıştırın. Bu karışımı yüzünüze yayın, üzerini ince bir bezle örterek on beş dakika bekleyin. Ardından kağıt mendille silerek temizleyin. Daha sonra sırasıyla, ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.
Ne işe yarıyor: Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa bu maske sizin için birebir. İçinde bulunan yumurta sarısı cildinizi beslerken, süt nemlendirecek, yumuşaklık verecek ve sıkılaştıracak.
Ne zaman kullanmalı: Bu maskeyi haftada bir kez uygulamak yeterli.

Siyah noktaların sonu geliyor

Malzemeler: Limon suyu + yoğurt
Hazırlanışı: Bir kase yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın.
Ne işe yarıyor: Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler.
Ne zaman kullanmalı: Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.

Sivilceler için karnıbahar

Malzemeler: Karnıbahar + Zeytinyağı
Hazırlanışı: Sekiz adet karnıbahar yaprağını iki kaşık zeytinyağı ile beraber mikserden geçirin. Karışımı, problemli bölgeler üzerinde daha yoğun olacak şekilde yüzünüze yayın, on dakika bekleyin ve yüzünü ılık suyla temizleyin.
Ne işe yarıyor: Karnıbahar yapraklarının temizleyici fonksiyonu vardır.
Ne zaman kullanılmalı: Haftada bir ya da iki kez.

Kırışıklara karşı maske

Malzemeler: Kaymak + Elma
Hazırlanışı: Bu maskeyi hazırlamak için soyulmuş bir elma ve üç kaşık kaymağı mikserle bir kaç dakika karıştırmanız yeterli. Karışımı cildinize yaydıktan sonra temiz bir bezle yüzünüzü kapatın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra maskeyi silin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin.
Ne işe yarıyor: Kaymak cildi yumuşatır, nemlendirir ve cilde elastikiyet kazandırır. Kırışıklara karşı da etkilidir. Elma ise cildin diri kalması için önemli etken.
Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.

Yağlı ciltler için

Malzemeler: Bal + süt + limon suyu
Hazırlanışı: Bir fincan içinde bir kaşık balı, bir kaşık limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza yayın ve hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir sünger yardımıyla silerek temizleyin.
Ne işe yarıyor: Bal cildi yumuşatır ve limon suyunda bulunan aktif maddelerin daha iyi emilmesini sağlar. Bu maddeler de cildin yağ salgısını dengeler, fazla yağ salgısı sonucu oluşabilecek sivilceleri önler.
Ne zaman kullanılmalı: İhtiyaca göre 10 - 15 günde bir tekrarlayabilirsiniz.

<- : ANASAYFA : Sonraki Sayfa ->




Sponsor