Dantel Modelleri,Güzellik,Bakım,Diyet Ve Daha Fazlası..

Çocuklarda DÜŞÜnme Becerİlerİ Nasil GelİŞtİrİlİr ?

Çocuklarda DÜŞÜnme Becerİlerİ Nasil GelİŞtİrİlİr ?

ÇOCUKLARDA DÜŞÜNME BECERİLERİ NASIL GELİŞTİRİLİR ?

© 2008 – Melik Duyar – Mega Hafıza Ltd. Yaşlılarımız bize "Çocuk çocukluğunu yaşamalı, en azından on yaşlarına kadar önce çocuk olmalılar" derken, gelişen rekabetçi dünya şartları onların zihinsel performanslarını sonuna kadar çok verimli bir şekilde kullanmaları gerektiği gerçeğini de önümüze koyuyor. Bunların yanında çocukların gelecekte başarılı olmalarını sağlayan tohumların küçük yaşlarda atılması gerektiğini vurgulayan sayısız bilimsel çalışma var. Şüphesiz onların özel ihtiyaçlarını ve duygusal gereksinimlerini de dengeli bir şekilde sağlamak da gerekiyor.
"Çocuk, onu eğiten kişilerin ve materyallerin üzerinde bir fırça darbesi bıraktığı bir resim tablosu gibidir" - Melik Duyar
Aslında çocuğun hem çocuk olmasını, hem de beynini etkin kullanmasını sağlamak gerçek bir eğlence olabilir. Hem oyun, hem de beyni etkin kullanma bir öğrenme işidir. Öğrenme ise bir düşünme becerisidir. Düşünmenin olduğu yerde öğrenme vardır. Düşünmenin olmadığı yerde ise öğrenme yoktur. Bu ise ister istemez şöyle bir soruyu aklımıza getiriyor.
NEDİR BU "DÜŞÜNMEK DENEN ŞEY" ?
Yukarıdaki soruyu özellikle büyük harflerle ve kırmızı olarak yazdım. Çünkü "Hafıza Gücü", "Mega Hızlı Okuma" ve "Yaratıcı Düşünme" gibi verdiğim beyin temelli "Mega Hafıza" eğitimlerinde, bırakın çocukları, yetişkinlerin, lise ve üniversite öğrencilerinin büyük bir çoğunluğunun (% 98) bu sorunun cevabını bilmediğini fark ettim.
Şimdi sizden de bir an okumaya devam etmeden durup, "Düşünmek Nedir?" sorusunun cevabını bir kağıda yazmanızı istiyorum. Öyle açık bir cevap yazmalısınız ki, size daha fazla açıklama yapmanız için ilave bir soru sormamalıyım. Gerçekten, düşünmenin ne olduğunu henüz keşfetmediğinizi fark edeceksiniz.
  • Düşünmek beyni taramaktır. (Peki şu anda beyninizi tarayın bakalım. ‘Nasıl yani?’)
  • Düşünmek hayal kurmaktır. (Hayal kurmadığımız zaman düşünmüyor muyuz?)
  • Düşünmek zihinsel bir işlemdir. (Peki zihinsel işlem nedir?)
  • Düşünmek şu anda yaptığım iştir. (O zaman şu anda yaptığın işi açıkla.)
  • Düşünmek uyanıkken yaptığımız iştir. (Uyanık olup da düşünmenin olmadığı an yok mu?)
Yukarıdaki örnekler verdiğim eğitimlerde aldığım cevaplardan sadece bir bölümü. Ama dikkat ederseniz hiçbirisi düşünmenin ne olduğunu, veya düşünmeyi başlatan şeyin nasıl bir şey olduğunu açıkça söylemiyor.
Peki sizi daha fazla meraklandırmayayım ve düşünmenin ne olduğunu açıklayayım;
Düşünmek insanın kendi kendine sorular sorması ve bu soruların cevabını aramasıdır.
Beyni etkin kullanmayı da, öğrenmeyi sağlayan da budur; İnsanın kendi kendisine sorular sorması. İşin püf noktası insanın düşünme becerilerini geliştirilmesidir. Ve düşünme becerilerinin geliştirilmesi de çok küçük yaşlarda olmalıdır.
"Hayatta en önemli şey soru sormaktır. Soru sormaktan asla vazgeçmeyin." - Albert Einstein
Çocukların düşünme becerilerinin gelişmesi için önce biz büyükler onların beyinlerini aktif hale getirecek ve düşünmelerini sağlayacak sorular sormayı bilmeliyiz. Birincisi, sorduğunuz sorular basit ve uygun kelimelerden oluşmalıdır. İkincisi, sorulan sorular beyinde farklı düşünme becerilerini aktif hale getirecek çeşitlikte olmalıdır.
Çocuklarda düşünme becerileri sistematik ve ince ayarlı bir tarzda gerçekleştirilmelidir. Onlar hayatın birçok farklı bölümlerini düşünmek için hazır değildir. Sizin ana hedefiniz, soru sorma konusunda, çocuğunuzda içsel seviyede bir merak, ilgi ve farkındalık oluşturmak olmalıdır. İnsanın psikolojisi konusunda çalışan uzmanlar düşünme becerilerini altı farklı kategoriye ayırmaktadırlar. Bu altı kategori tüm insanlar için geçerlidir. Çocuğunuza bu farklı kategorilerde sorular sorarken, soruları öyle düzenlemeli ve kelimeleri öyle seçmelisiniz ki, çocuk sorulan sorunun anlamını kolayca anlamalıdır.
Çocuğunuzun düşünme becerilerini geliştirmeniz için takip edeceğiniz altı adım aşağıda verilmiştir. Bu adımları takip ederek çocukların düşünme becerilerini geliştirmek çok kolaydır;
Öğrenme Becerilerinin Geliştirilmesi
Öğrenme becerileri daha önce öğrenilmiş olan bilgilerin veya detayların doğru ve uygun şekilde hatırlanmasını ve anımsanmasını sağlayan becerilerdir. Yine hatırlanan veya anımsanan bilgiye dayanarak sonuç çıkartmak da bu becerilerin kapsamı içindedir.
Bu düşünme becerisini geliştirmek için:
Öğrenme becerilerinin gelişmesi için "Ne zaman?", "Nasıl?", "Ne?", "Ne Kadar?", "Nerede?", "Bana söyle!", "Tanımla!", "Belirle!", "Listele!" gibi doğru kelime, ifade veya cümle kullanmalısınız. Bu kelimelerin anlaşılması kolaydır. Bu kelimelerin kolay anlaşılmasından dolayı, çocuk cevap verirken uygun bir algılama seviyesine de ulaşmış olur.
Örnek Sorular:
  • Orada kaç tane elma var?
  • Bu hangi renktir?
  • Bu resimde ne olduğunu bana anlatır mısın?
  • Ne zaman geldin?
  • Burada ne kadar şeker var?
Anlama Becerilerinin Geliştirilmesi

Anlamak, sunulan bilgi ve diğer şeylerin birleştirilerek gerçekte ifade edilen anlamın ve mesajın hem algılanmasını, hem de anlaşılmasını içermektedir.
Bu düşünme becerisini geliştirmek için:
Bu düşünme becerisinin geliştirilmesi için "anlat", "izah et", "tahmin et", "açıkla", "tanıt" gibi kelimeler ve ifadeler kullanın. Bu ifadeler çocuğun materyalist verileri değerlendirmesini, kavramasını ve anlatımlar yapmasını sağlayacaktır.
Örnek Sorular:
  • Bu kedinin nasıl süt içtiğini söyleyebilir misin?
  • Bir tohum nasıl bitki oluyor anlatır mısın?
  • Bu şeklin ne olduğunu tahmin edebilir misin?
  • Arkadaşını bize tanıtır mısın?
Uygulama Becerilerinin Geliştirilmesi
Bu beceri, daha önceden öğrenilmiş ve kavranmış olan bilgilerin veya detayların uygulanmasını, veya farklı alanlara adapte edilerek yeni sonuçlar çıkartılmasını kapsamaktadır.
Bu düşünme becerisini geliştirmek için:
Bu becerileri geliştirmek için çocuğun öğrendiği ve anladığı bilgileri başka ortamlara adapte etmesini teşvik eden ifadeler kullanılmalıdır. Bunlar "göster", ispat et", "söyle", "incele", "çöz" gibi ifadeler veya kelimeler olabilir.
Örnek Sorular:
  • Dünyayla futbol topu arasında nasıl bir ilgi var?
  • Bir çiçekle bir ağacın arasındaki farkı söyleyebilir misin?
  • "Kedi nasıl miyavlıyor?" göster. Böyle ses çıkaran başka hayvan var mı?
Analiz Becerilerinin Geliştirilmesi
Bu beceri bir konunun veya şeyin anlaşılması için onun daha küçük ve daha basit parçalara ayrılarak incelenmesini kapsamaktadır. Çocuğun olayları incelemek için olayı daha basit parçalar halinde incelemeyi ve kavramayı öğrenmesi gerekir.
Bu düşünme becerisini geliştirmek için:
Çocuğun bu tip düşünme becerilerini geliştirmek için; "En önemli farklılık ne?", "En önemli iki benzerliği söyleyebilir misin?", "Bunun adım, adım nasıl olduğunu anlatabilir misin?", "Her ikisini mukayese et", "Her ikisini karşılaştır", "Yeniden farklı şekilde düzenleyebilir misin?", "Bu olay farklı bir sıralamada da yapılabilir mi?", "Bu sonuca ulaşmak için hangi adımları takip etmek gerekir?" gibi basit sorular sormanız gerekir. Bu tip sorulara cevap vermeye çalışması, çocuğun beyninde olayı daha küçük parçalara ayırmayı öğrenmesini sağlar ve bu şekilde bir düşünme tarzı geliştirir. Başlangıçta zorlanırsa cevap için olayı basit kelimelerle parçalara ayırarak siz anlatmayı deneyin.
Örnek Sorular:
  • Portakal ile elma arasındaki en önemli fark nedir?
  • Bu elmanın evimize gelmesi nasıl oldu anlatabilir misin?
  • Bu oyuncak bebek (kız bebek) ile şu oyuncak bebek (erkek bebek) arasında ne fark var?
  • Bir bebekle bir bitki arasında bir benzerlik var mı?
Sentez Becerilerinin Geliştirilmesi
Bu düşünme becerilerinin öğrenilmesi çocuklar için biraz zordur. Bu düşünme becerisi daha önce öğrenilmiş olan bilgilerin, uygulamaların ve becerilerin birleştirilerek yeni bir şekilde (daha önce sorulmamış) düşünülmesini gerektirir.
Bu düşünme becerisini geliştirmek için:
Bu tip düşünme becerilerini geliştirmek için çocuklara "Şöyle sıralasak nasıl olur?", "Şunlarla birlikte düşünsek ne elde ederiz?", "Şu iki bilgiyi birleştirirsek ne elde ederiz?", "Şöyle olsaydı ne olurdu?" gibi onun bildiği olaylarla ilgili basit sorular sorulmalıdır. Çocuklara bu tip sorular sormak onların beyinlerinde farklı bilgileri birleştirerek düşünme becerilerini geliştirecektir.
Örnek Sorular:
  • Bu odadaki eşyaları sen yeniden düzenlesen, neyi nereye koyarsın?
  • Evimizdeki şu saksıdaki çiçek meyve vermeye başlasaydı ne olurdu?
  • Yap boz bulmacasını yaparken nelere dikkat edersin?
  • Çöpü, çöp kutusuna değil de evimizde yere atarsak ne olur?
Karar Verme Becerilerinin Geliştirilmesi
Bu düşünme becerileri çocuğun karar verme, birleştirme, ilişkilendirme, yorum yapma ve sonuç çıkartma yeteneklerini geliştirir.
Bu düşünme becerisini geliştirmek için:
Çocuğun karar verme ve sonuç çıkarma becerilerini geliştirmek için onu "Değerlendir", "İzah et", "Neden böyle düşünüyorsun?", "Neden böyle karar verdin?", "Mukayese et" gibi ifadelerle yönlendiriniz.
Örnek Sorular:
  • Çok paran olsa ne yapardın?
  • Kanatların olsa nereye giderdin veya ne yapardın?
  • Bu tabakta kaç tane meyve var?
  • Yumurtayla güneş arasında bir ilişki var mı?
Özet olarak öğrenme ve beyin gelişimi kişinin kendi kendine sorular sormasıyla ve bu sorulara cevap aramasıyla gerçekleşmektedir. Çocuklara bu tip sorular sorarak önce onların düşünmesini biz aktif hale getiririz. Bu tip sorulara maruz kalan çocuk da zaman içinde kendi kendine bu tip sorular sorma becerisini geliştirir. İşte bu nokta çocuğun kendi beynini geliştirmesinin başlangıç noktasıdır.
Bu makaleyi okuyan çoğu anne ve babanın sorunu şudur; Yoğun günlük işler arasında çocuğun zihinsel gelişimi için yeteri kadar zaman bulanamamaktadır. Zaman bulsalar da tam olarak ne yapacaklarını bilmemektedirler. Çoğu anne ve baba çocuğuna çizgi film almakta onu filmin karşısına oturtmaktadır. Böylece çocuk bu filmleri izleyerek hem onları meşgul etmeyecek, hem de bu filmleri izleyerek belki zihinleri de gelişecekdir. Unutmayın bu tip filmler eğlendiricidir. Beyni pasif tutar. Her şey hazırdır. Düşünme yoğun değil, eğlenme yoğundur. Eğer bir şeyler izleyerek beyin gelişseydi, günlerinin büyük bir bölümünü televizyon izleyerek geçiren insanların dahi olması gerekirdi.
"Peki öyleyse ne yapmalıyız?" diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Aslında çocuğunuzun zihinsel gelişimi için hergün sadece 15 ila 20 dakika zaman ayırmak yeterlidir. Yoğun iş hayatından dolayı çocuğunun zihinsel gelişimine zaman ayıramayan, veya zamanı olduğu halde tam olarak ne yapması gerektiğini bilmeyen anne ve babalar için çocuğun ilk 7 yılının (7. yaş dahil) neden çok önemli olduğuyla ilgili açıklamalarımı okumak için aşağıdaki "ÇOCUK ZEKA VE HAFIZA" yazısına tıklamanızı tavsiye ediyorum.

Doğum sonrası Oluşan Sorunlar ve Çözümleri

Doğum sonrası Oluşan Sorunlar ve Çözümleri

Doğum sonrası için 15 soru

Dr. Senai Aksoy



Aylar süren heyecanlı bir bekleyişin ardından bebeğiniz kucağınızda. Peki bundan sonra neler olacak?


Nihayet hayatınızdaki bu en önemli olaylardan biri gerçekleşti. Aylar süren heyecanlı bir bekleyişin ardından bebeğiniz kucağınızda. Şimdi mutluluğun yanı sıra aklınızı kurcalayan ve cevaplanması gereken birkaç önemli soru var.
Akıntım ne zaman bitecek?
Bu süreç kişiye göre değişir. Genelde 4 – 8 hafta kadar devam eder. Doğumla ve plasentanın çözülmesi ile başlar ve kadından kadına göre farklılık gösterir. Doğumun ardındaki ilk günlerde açık kırmızı renkte ve oldukça yoğundur. Sonraki günlerde önce pembe ardından da kahverengi olur. Sonlara doğru sarı - beyaz veya renksiz olur ve iyice azalır. Bu zaman içerisinde tampon kullanılmaması önerilir. Doğum sonrası rahim yavaş yavaş toparlandığı için normal ped kullanılması daha isabetli olur. Akıntıda aşırı koku gibi herhangi bir şey sizi rahatsız ediyorsa mutlaka doktorunuza danışın çünkü bu enfeksiyon belirtisi olabilir.

Eski kiloma/formuma ne zaman kavuşurum?
Şöyle derler: Karın 9 ay büyür, 9 ayda da ortadan kaybolur. Bu böyle midir değimlidir bir kenara, kesin bir şey var ki aniden eski hatlarınıza kavuşmanız mümkün değil. Kilo vermek normalde de çok kolay değildir. Bu biraz kişiye özeldir, ayrıca beslenme ve yaşama tarzınızla da ilgilidir. Fakat ortalama olarak 3 – 6 ay içerisinde eski kotlarınıza sığmanız mümkün.
Doğum sonrası diyet yapılabilir mi?
Yapmasanız daha iyi olur. Özellikle de emzirdiğiniz sürece. Bu dönemde sağlıklı ve yeterli beslenmeniz çok önemli. Tüm yedikleriniz sütle bebeğe de geçiyor. Ayrıca emzirme döneminde bol bol enerjiye ihtiyacınız var. Diyet yapmanız bünyenizin zayıf düşmesine neden olur.
Rahmin eski haline dönmesi ne kadar sürer?
Rahim doğum sonrası daha ilk günlerde tekrarlanan kasılmalarla eski ebatlarına dönmeye başlar, yani küçük bir armut büyüklüğüne. Bu kasılmalar özellikle emzirme sırasında hissedilir çünkü süt verirken hormonların oluşumunu hızlanır. Ayrıca arada sırada sırtüstü yatmak ve göbek deliği altındaki bölgeye hafif masaj yapmak da rahmin toparlanması süreci olumlu etkiler.
Egzersiz yapmaya ne zaman başlayabilirim?
Uzman doktorunuzun tavsiye edeceği egzersizlere doğumdan sonraki ilk günlerde başlayabilirsiniz. Bunlar zayıflayan kaslarınızı toparlamaya yarayacaktır. Günde bir defa uzun uzun ve yoğun bir şekilde yapmaktansa egzersizleri günde birkaç defa azar azar, fırsat buldukça yapabilirsiniz. Tabi normal doğum yerine sezaryen olduysanız en az 5 gün geçmesini beklemeniz gerekir. Veya doğum sırasında herhangi bir müdahale yapıldıysa egzersizlere başlama sürecinizi mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

Ne zaman eskisi gibi banyo alabilirim?
Akıntı bitince eskisi gibi banyo yapabilir fakat o zamana kadar sadece duş alın çünkü rahim tam olarak toparlanıp kapanmadan enfeksiyonlara karşı savunmasızdır. Uzun uzun bir banyo veya küvet keyfi sırasında bakteriler enfeksiyona neden olabilir bu da sizin ve emzirdiğiniz bebeğiniz için sakıncalı ve tehlikelidir.
Eşimle normal seks hayatımıza ne zaman dönebiliriz?
Aslında siz ve eşiniz buna ne zaman hazır hissederseniz o zaman. Fakat doğum sırasında cerrahi müdahale yapıldıysa belki önce iyice iyileşmeyi beklemeniz sizin de rahat hissetmeniz açısından iyi olur. Ayrıca akıntı da enfeksiyonlara neden olabilir. Prezervatif kullanmak bir çözüm olabilir.
Hamilelikten korunmalı mıyız?
Mutlaka. Emzirmek sizi hamile kalmaktan korumuyor. Aslında hassas bir konu çünkü emzirdiğiniz için hap almanız önerilmiyor. Spiral taktırmanız için de rahim toparlandıktan sonraki ancak ilk adet döneminizi beklemelisiniz ki bu da en az 8 haftalık bir süreç demek. Günleri hesaplayarak korunmanız da mümkün değil çünkü adetleriniz de bir süre düzensiz olabilir. Bu konuyu çözmenin en akıllıca yolu doktorunuza danışmaktır.
İçki içebilir miyim?
Emzirdiğiniz sürece alkol almamanız tavsiye ediliyor çünkü süte karışır. Fakat bir kutlama veya benzer güzel bir olay söz konusuysa ufak bir kadeh beyaz şarap / şampanya veya bira içmenizde sakınca yok. Hatta bunlar süt yapımını arttırır. Fakat süt yapıyor diye sakın minik bir kadehten fazlasını içmeyin.
Ağır kaldırabilir miyim?
Doğumdan sonraki özellikle ilk günlerde ağır kaldırmayın. Vücudunuz zaten zayıf düşmüş durumda, kaslarınız da henüz toparlanmamış. Çok fazla ve aşırı hareketlerden de kaçının. Özellikle sezaryen olduysanız 5 gün kadar iyice istirahat edin. Genel olarak doğumdan sonra fırsat buldukça dinlenmeniz çok önemli. Bebeği kucağınıza alırken de ani hareketlerden kaçının.
Parfüm veya kokulu vücut losyonları kullanabilir miyim?
Kullanmasanız çok daha iyi çünkü bebeğinizin görme yeteneği henüz zayıf olduğu için sizi kokunuzdan tanıyor. Onun çok iyi tanıdığı ve sevdiği bu kokuyu değiştirerek onu “zor” durumda bırakmayın. Sabrederek bu tür zevklerinizi biraz erteleyin.
Yorgunluk ve uykusuzlukla nasıl baş edebilirim?
Yeni doğan bir bebek sahibi anneyi oldukça yorucu bir dönem bekliyor. Bunun başlıca nedeni ise geceler dahil olmak üzere 2 saatte bir tekrarlanan emzirmeler. Bu tahmin edildiğinden daha yıpratıcı çünkü anne başka hiç bir şey için rahat zaman bulamıyor, kısacık bir duş için bile çünkü sürekli “ya bebek uyanırsa” diye endişeleniyor. Uykusuzluk ve yorgunluk anneyi yıpratıyor, çoğu zaman sinirli ve sabırsız yapıyor. Bırakın başkaları size yardım etsin. Zaman zaman bebeği eşinize, annenize veya size yardım edebilecek kim varsa ona bırakın ve biraz nefes alın. Hatta yakınınızdaki kuaföre bile gidin. Çok sıradan görünen bu tür faaliyetler sizin için güzel bir değişiklik ve bir nefes alma fırsatı olur. Aslı şunu unutmayın: Her şeyi eksiksiz yapmak zorunda değilsiniz. Aynı anda hem bebeğe bakıp hem yemeği pişirip hem de ev işlerinin üstesinden gelemezsiniz. Zaten kimse sizden tüm bunları beklemiyor. Herkesten biraz daha fazla anlayış ve yardım almak en doğal hakkınız.
İşime ne zaman dönmeliyim?
Doğum iznine çıkmadan önce iş yerinizde mutlaka bunları danışıp yasal haklarınızı öğrenin. Doğumdan sonra mutlaka eski işinize dönmeyi düşünüyorsanız bunun kesin tarihini işvereninizle, birlikte çalıştığınız müdürler ve ekibiniz veya elemanlarınızla konuşun. Böylece tüm bunları annelik izninizde dert etmezsiniz. Daha sonra bebeğinizi bir bakıcıya bırakmayı düşünüyorsanız bu olayı son güne ertelemeyin. Bakıcınızı gözlemleyebilmek için ve bebekle ikisinin birbirlerine alışması için işe başlamadan 1 hafta veya birkaç gün önce bebeğe bakıcı ile birlikte bakın. Böylece siz de daha sonra rahat rahat işinize geri dönüp çalışabilirsiniz.
Doğum sonrası ne gibi formaliteler var?
Bebeğinize nüfuz cüzdanı çıkartmalısınız. Ayrıca doktorunuzun size bildireceği ve yapılması gereken bazı rutin aşı ve kontroller var.

Gebelikte Seyahat Nasıl Yapılmalıdır, Riski Varmıdır,Yolculukda

Gebelikte Seyahat Nasıl Yapılmalıdır, Riski Varmıdır,Yolculukda Dikkat Edilecekler

Gebelik her kadın için doğal bir süreçtir. Her kişinin olduğu gibi gebenin de seyahat özgürlüğü vardır. Gebelikte önceden tespit edilmiş bir problem yoksa seyahat engeli yoktur. Gebe kadın için en ideal seyahat zamanı 18-24. haftalar arasıdır, çünkü bu dönemde spontan düşük veya erken doğum riski en azdır. Son üç ayda evden uzaklaşmak, oluşabilecek hipertansiyon, flebit, erken doğum riski olasılığında doktora ulaşmak zor olabileceğinden çok doğru değildir. Uluslararası yolculuklarda risk faktörleri; gebeliğin kendisine ait, genel risk faktörleri ve gidilen bölgedeki potansiyel riskler olmak üzere 3 gruba ayrılır.
Gebeliğe ait risk faktörleri:
1. Düşük hikayesi
2. Rahim ağzı yetmezliği
3. Geçirilmiş dış gebelik veya erken doğum hikayesi
4. Plasental anomaliler, vajinal kanama, çoğul gebelik
5. 35 yaşından yaşlı veya 15 yaşından küçük anne adayları

Genel risk faktörleri:
1. Tromboemboli hikayesi
2. Pulmoner hipertansiyon, ciddi astım
3. Kalp kapak hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, böbrek yetmezliği

Potansiyel riskli bölgelere yolculuk:
1. Yüksek irtifalar (2500 metrenin üstüne çıkmak tehlikelidir.)
2. Gıdalardaki bozukluklar
3. Böcek ısırıkları
4. Seyahat edilen bölge için canlı aşı yapılma zorunlulukları

Uzun yola çıkmadan önce adet rötarı söz konusu ise ilk olarak dış gebelik olmadığı teyit edilmelidir. Eğer sağlık sigortası varsa gidilen bölge için ekstradan teminat alınıp alınmaması gerekliliği öğrenilmelidir. Gidilecek bölgedeki tıbbi olanaklar ve hastane şartları araştırılmalıdır. Eğer yolculuk uzun sürecekse bu esnada gidilemeyecek tıbbi kontroller ve yaptırılmayacak testlerin riskleri gözden kaçırılmamalıdır. Gebe olmayan kişileri bile etkileyen rutin yolculuk sıkıntıları olan hazımsızlık, halsizlik, mide yanmaları, uyku düzensizlikleri, vaginal akıntı, bacak krampları, sık idrara çıkma ve hemoroid problemleri görülebilir. Yolculuk boyunca gaz üreten yiyecek ve içeceklerden uzak durmak gerekir.
Uçakla Yolculukta Dikkat Edilmesi Gerekenler
Özellikle uçak yolculuklarında kabin içi basınçları kontrollu olduğundan 36.haftaya kadar uçakla yolculuk yapmakta sakınca yoktur. Uluslararası uçuşlarda uçak firmalarının kurallarına göre değişmekle birlikte 32-35. haftalar arası seyahat edilebilir. Eğer kabin basıncı düşerse bebeğin kanının oksijenlenmesi etkilenebilir. Annenin ciddi kansızlığında yolculuk tehlikeli olabilir. Bir gebenin uçakta aldığı riskler gebe olmayan kişiyle aynıdır. Buradaki en önemli sorun hareketsizliğe bağlı bacaklarda oluşan kan dolaşım bozukluklarıdır. Bunun için periyodik olarak hareket etmek gerekir. Uçak içinde her yarım saatte bir ayağa kalkarak bir süre hareket edilmelidir. Uçuş esnasında bol sıvı alarak kan yoğunluğunun artıp damar tıkanıklığı yapma riski azaltılmalıdır. Mutlaka yolculuk süresince emniyet kemerine bağlı kalmalıdır. Gebe iken havaalanı güvenlik kapılarından mümkünse geçmemek daha doğrudur, çünkü doğacak bebeklerde çeşitli kan hastalıkları olasılığını arttırmaktadır.
Arabayla Yolculukta Dikkat Edilmesi Gerekenler
Araba kullanırken gebenin emniyet kemerine bağlı kalması bebek üzerinde herhangi bir olumsuz etkiye sahip değildir. Herhangi bir kaza esnasında bebeğin ölümüne sebep olabilecek bir yaralanma, zaten anne hayatını da tehdit edecektir. Otomobil kullanırken 3 noktadan bağlı emniyet kemerlerinin kullanılması gereklidir. Bu kemerin alt kısmının gebenin karnının alt kısmından geçmesi ve mümkün olduğu kadar rahat olması önemlidir. Kemerin üst tarafı ise memelerin arasından geçecek şekilde olmalıdır. Aynı zamanda araçlardaki havayastıkları devre dışına çıkarılmamalıdır.
Genel yolculuk esnasında belki de en önemli risk geçirilecek bir infeksiyon ve oluşabilecek bir komplikasyon ile baş etme zorluğudur. Vajinal kanama, ciddi baş ağrısı, karın ağrısı, karında kasılma, su kesesinin açılması, görme problemleri hemen bir doktora başvurmayı gerektirir. Temiz olmayan su ve gıdaların tüketiminden, barsak infeksiyonlarından özellikle kaçınılmaldır. Bu sebeple nereye ve nasıl yolculuk yapılırsa yapılsın, mutlaka öncesinde gebeliği takip eden doktorun fikrini ve önerilerini almak doğru olacaktır. Bu ideal şartlarda bir gebe istediği gibi keyifle yolculuk yapabilir.

<- : ANASAYFA : Sonraki Sayfa ->




Sponsor